Biz lunaparka yukarıdan bakan çocuklardık, iyi çocuklardık hepimiz üçümüz, en kötüleri bendim. Biz değildik belki, bilmiyorum, her birimiz onca farklıydık, bir daha da görüşmedik, ama en kötüleri bendim. Öyle değil, diyemezsiniz, bilmiyorsunuz. Bildiğimi sanırken ben de yanılıyorum belki, çünkü çocuklardık, sevmeyi öğreniyorduk. Yazmayı. Yazmayı da. Ellerimizde turuncular morlar vardı, kırmızı da vardı yine de yazmıyorum. Koyu kırmızı vardı, yine de unutmuşum. Morları hatırlıyorum, turuncuları da. Kediler. Bir de kapılar. Dansetmedim, çünkü lunaparka yukarıdan bakıyorduk, hepimiz neredeysek orası bir park, nereye bakıyorsak orada bir tahterevalli vardı. Duruyorduk üstelik, öylece bakıyorduk, bir salıncak da hızla sallanır gibi. Sevilmemeyi öğreniyordum, sevmediği bir çocuğun yazdıklarını okumayı öğreniyordu, gülmeyi öğreniyorduk. Böylece tuhaf, yine de gülüyorduk. Ağlamayı bilmiyordum, onun için en kötüleri bendim.
Bugün, Ramada Kemalpaşa Otelinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi başkanı sayın Dr. Cemil Tugay ve Kemalpaşa Belediyesi başkanı sayın Mehmet Türkmen beyefendiler ile Kemalpaşa sanayisi ve yapılabilecekler üzerine bir toplantıdaydık. Cemil başkan konuşurken, bir anda iki yıl önce o anlarda babamı son defa gördüğümü hatırladım. Sonra, 11 Mayıs 2022 günü saat 02:59'da çaldı telefonum; babam hasta değildi artık, ben de çocuk değildim. Hemen ertesi günü, işyerine uğramak zorunda kaldım. Babamın kredi kartı ödemesi vardı; o olmasa da, kart ödemesi vardı ve ödemek için de buraya gelmeliydim. Buraya yazıyorum, çünkü bu satırları da yine işyerindeki odamda yazıyorum. Kapıdan ilk içeri girdiğimde, her şey çok büyük gözüktü bir anda gözüme. Sanki yeniden altı yaşımda fabrikaya gelmişim gibi, küçülmüştüm. O yalnızlığı öylece duydum, o anda anladım. Yine de "büyümem" lazımdı, hem de bir gün öncesinden, 10 mayıs 2022'den çok daha fazla büyümem lazımdı; çünkü artık "Yılmaz beyin o...
Yorumlar
Yorum Gönder